Atık Ağların Denize Ulaşması En Baştan Engellenmeli

Denizlerde terk edilen balıkçı ağlarının çevresel etkileri yeniden gündeme gelirken, uzmanlar her ağın aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, terk edilmiş ağların ekosistem üzerindeki etkilerinin ağın türüne, yapısına ve bulunduğu ortama göre değişiklik gösterdiğini söyledi.

Denizde bulunan eski ağların doğrudan “çıkarılması gereken atık” olarak değerlendirilmesinin her zaman doğru bir yaklaşım olmayacağını belirten Ayas, bazı ağların uzun süre hayalet avcılık yaparak deniz canlıları için ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti. Ayas, “Ağın tipi, materyali, göz açıklığı, bulunduğu derinlik, habitat yapısı ve denizde kalış süresi gibi birçok faktör, ağın ekolojik etkisini belirler. Bazı ağlar balıklar, kabuklular, deniz kaplumbağaları ve diğer deniz canlıları için ciddi risk oluşturmaya devam ederken, bazıları zamanla avcılık özelliğini kaybederek üzerinde gelişen canlı topluluklarıyla yapay bir mikrohabitat hâline gelebiliyor,” dedi.

Bilimsel analiz vurgusu

Denizdeki her eski ağ için öncelikle bilimsel değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Ayas, ağın halen aktif avcılık yapıp yapmadığının, hangi türleri tehdit ettiğinin ve çıkarılması durumunda ekosisteme vereceği olası etkilerin birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti. Bazı durumlarda ağların kontrollü şekilde çıkarılmasının en doğru yöntem olduğunu ifade eden Ayas, “Bazı ağların üzerinde zaman içerisinde biyofilm, algler, süngerler ve küçük omurgasız canlı toplulukları gelişebiliyor. Bu nedenle ani çıkarım işlemleri ağ üzerinde oluşmuş yaşam alanlarının zarar görmesine neden olabilir. Her durum kendi içinde değerlendirilmelidir,” diye konuştu.

“Asıl hedef ağların denize ulaşmasını önlemek”

Ağların üzerinde canlı yaşamının oluşmasının, bu materyallerin denize bırakılmasını haklı göstermeyeceğini belirten Ayas, sentetik balıkçı ağlarının uzun vadede mikroplastik oluşumu, habitat değişimi, fiziksel kirlilik ve hayalet avcılık gibi önemli çevresel sorunlara yol açtığını söyledi. Sorunun kaynağında çözülmesinin önemine işaret eden Ayas, “Asıl hedef, kullanım ömrünü tamamlayan ağların denize ulaşmasını en başta engellemektir. Denizde oluşan problemi sonradan çözmeye çalışmak yerine, atığın kaynağında kontrol edilmesi ekolojik, ekonomik ve yönetimsel açıdan çok daha sürdürülebilir bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

Atık ağ toplama konteynerleri örnek uygulama

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Karaduvar ve Çamlıbel gibi balıkçılığın yoğun olduğu bölgelerde atık ağ toplama konteynerlerinin yerleştirilmesini olumlu bir uygulama olarak değerlendiren Ayas, bu sistem sayesinde eski ağların denize bırakılmasının önüne geçilebileceğini belirtti. Balıkçıların kullanım ömrünü tamamlayan ağları ayrı toplama sistemlerine teslim etmesinin hem deniz kirliliğinin azaltılmasına hem de geri dönüşüm süreçlerine katkı sağladığını ifade eden Ayas, “Bu tür projeler yalnızca atık toplama çalışması olarak değil, balıkçılarla birlikte yürütülen koruma, farkındalık ve sorumlu kıyı yönetimi faaliyetleri olarak değerlendirilmelidir” dedi.

2026-06-06 09:47:25
21