Via Tauri ve Çevresindeki Antik Yerleşimler Bilim Dünyasına Tanıtıldı
Doğu Akdeniz’in kadim kenti Tarsus’un kırsal arkeolojik mirasını gün yüzüne çıkaran kapsamlı çalışma kitaplaştı. Üniversitemiz Sanat Tarihi ile Arkeoloji Bölümü öğretim elemanlarından Prof. Dr. Deniz Kaplan, Doç. Dr. Şener Yıldırım ve Arş. Gör. Taner Akar tarafından kaleme alınan eser, “Tarsus Araştırmaları” dizisinin dördüncü kitabı olarak yayımlandı.
Modern Yerleşimden Kırsalın Gizemine Uzanan Yolculuk
Yaklaşık 400 bin nüfuslu Tarsus, Mersin’in doğu sınırında yer alıyor ve antik çağdan günümüze kesintisiz iskân görmesiyle dikkat çekiyor. Çok katmanlı yapısı sayesinde kent merkezinde farklı dönemlere ait anıt ve kalıntılar bir arada izlenebiliyor. Ancak modern yerleşimin antik kentin üzerinde varlığını sürdürmesi, merkezde kapsamlı kazı ve bilimsel araştırmaların yapılmasını önemli ölçüde sınırlandırıyor.
Bu durumdan hareketle 2016 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kazılar ve Araştırmalar Dairesi Başkanlığının izniyle Tarsus hinterlandında Prof. Dr. Deniz Kaplan’ın başkanlığında arkeolojik yüzey araştırmaları başlatıldı. Dokuz yıl boyunca sürdürülen çalışmalar, kentin yalnızca merkezinin değil, kırsal alanlarının da antik dönem açısından yoğun bir yerleşim ağına sahip olduğunu ortaya koydu.
Antik Via Tauri Güzergâhı İlk Kez Bütüncül Ele Alındı
“Tarsus Araştırmaları IV” başlıklı kitapta, özellikle Sağlıklı Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve antik dönemde bölgenin önemli ulaşım akslarından biri olan Via Tauri güzergâhı ile bu yolun batısındaki yerleşimler ele alınıyor. İlk kez bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilen bu alanlar, kırsal karakterleri ve yol ağıyla kurdukları ilişkiler bakımından öne çıkıyor.
Araştırmada antik adları henüz belirlenemeyen yerleşimler; günümüzdeki isimleriyle Sakızçukuru, Kümbet, Çeşmekaşı ve Gavurperdeği/Ökeni olarak anılıyor. Yüzey araştırmaları sırasında tespit edilen mimari kalıntılar ve küçük buluntular, Tarsus’un hinterlandında güçlü ve örgütlü bir yerleşim dokusunun varlığına işaret ediyor.
"Arkeolojik Potansiyeli Kent Merkeziyle Sınırlı Görmeyen Bir Perspektif"
Akademisyenlerimiz, söz konusu çalışmanın Tarsus’un arkeolojik potansiyelini yalnızca kent merkeziyle sınırlı görmeyen yepyeni bir perspektif sunduğunu belirtiyor. Dokuz yıllık bilimsel emeğin ürünü olan eser, hem bölgesel arkeoloji literatürüne katkı sağlamayı hem de Tarsus’un kırsal kültürel mirasını görünür kılmayı amaçlıyor.
“Tarsus Araştırmaları” dizisi kapsamında yayımlanan bu dördüncü kitap, Üniversitemiz ve Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde yürütülen uzun soluklu araştırma sürecinin somut ve gurur verici bir çıktısı olarak bilim dünyasındaki yerini alıyor.
Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü